Neredeyse hiçbir organize atağın olmadığı, temposuzluğu ile baş döndüren, önemli pozisyonların tamamının beceriksizlik sonucu geldiği ve de yine Fenerbahçe'nin kazandığı bir Kadıköy mücadelesi izledik.
Maçı kazanması gerektiği düşünülen Galatasaray'da Mancini'nin oyunu kilitleme planı aslında işledi. Fakat hesaba katmadığı şekilde Chedjou olmayacak bir penaltı yaptırdı ve planları bozdu. Macini, Fenerbahçe'ye pozisyon vermeyip bir şekilde gol atarak maçı almayı planlamış olsa gerek. Fakat yenilen golden sonra sanki maç 0-0 devam ediyormuş gibi devam etti.
Fenerbahçe aslında orta sahadaki en "fiziksel" oyuncularından Alper, Holmen ve Meireles'in olmadığı bir kadro ile sahadaydı. Buna karşılık Ceyhun takviyeli Galatasaray orta sahası ortayı iyi savunmasına rağmen oyunu tehlikeli bir şekilde FB alanına yıkacak bir hakimiyet sergileyemedi. Bunun başlıca nedeni Mehmet Topal'ın müthiş rahat ve etkili futbol oynayacak bir ortam bulmasıydı.
Bu rahatlığınn gerekçesi ise Galatasaray'ın ileri ucundaki durumdu. Drogba, fiziğini iyi kullanan bir değil iki stoper tarafından kademeli olarak kontrol edildi. İkisine de fizik üstünlük sağlayamadığı gibi normalde Burak ile yaptıkları yer değişikliklerini bu maç hiç yapmadıkları için iki FB stoperinin arasında doksan dakikayı tamamladı. Burak da sol kanatta Gökhan'a karşı önlem olarak kaldığı için hep kaleden uzaktı. Bruma, Kopenhag maçında olduğu gibi bu deplasmanda da fizik ve mental olarak ezildi.
Bu üçlünün etkisizliği ve orta sahadan da ileriye tehditkar koşu yapan bir oyuncu olmaması nedeniyle Fenerbahçe stoperleri dengeleri hiç bozulmadan oynadılar ve Topal da rahatça önündeki oyuna konsantre oldu.
İşte, yukarıda bahsedildiği gibi Mancini'nin hiç B planı düşünmemiş gibi maçı müdahalesiz seyretmesi bu alanda GS'nin maçı çevirme imkanlarını yok etti. Yapabileceği en basit hareket Ceyhun - Aydın değişikliği ile düz bir 4-4-2'ye dönmekti. Oyunun biraz daha kenarlara yayılacağı bu dizilimle belki orta saha biraz incelecekti ama
1- Drogba kademeli iki fizikli stoper ile eşlekmekten kurtulmuş olacaktı
2 - İki stoper iki forvet (Drogba, Burak) ile eşleşecekti, bu sayede bire bir kalma imkanları artacaktı
3 - Buna önlem olması için Mehmet Topal biraz daha geriye yaslanacaktı ve de orta sahadaki sayısal fark biraz dengelenecekti.
Bütün bunlar bir yana, maçı kazanmak için bir kıpırdanma sergilenmiş olacaktı. Fenerbahçe planını ve düzenini hiç bozmadan oynadı bütün maçı.
Alıştığı oyunu dikkatlice ve hata yapmadan uygulayan ev sahibi maç boyu pozisyona girememesine rağmen eline geçen fırsatlarda topu ağlara gönderme becerisini göstererek evinde bir galibiyet daha aldı. İkinci golde presle kaptıkları top haftalardır benzerlerini çokça yaptıkları bir hamleydi. Eminim Mancini oyuncularını bu olasılığa karşı uyarmıştır fakat yine de Dany savunmadan çıkarken arkası dönük arkadaşına isabetsiz bir pas atarak top kaybını yaptı, ki Mancini uyarmış olmasa da mantık gereği rakip topluca oraya yığılmış pres yaparken o şekilde riskli oynamamak gerekir.
Uzun lafın kısası, iki tarafın da doğru düzgün bir şeyler ortaya koymadığı bu maçta en azından doğruları yaparak kazanan FB oldu ve Galatasaray'ın dokuz puan önüne geçti. Galatasaray ise kadro ve yerleşim problemlerine çare arayacağı devre arasına kadar kayıpsız gitmesi gereken altı maç ile karşı karşıya kaldı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder