Galatasaray'ın karşılıklı stoper hatalarıyla bezeli Elazığ galibiyetinden sonra Fenerbahçe'nin dün aldığı mağlubiyet puan farkını yediye çıkardı. Ufukta sadece dört hafta kaldığı düşünülürse bu çok önemli bir avantaj. Bunu esas alarak birkaç maddede durumu değerlendirelim.
Psikolojik Faktörler
Puan farkının rakamsal boyutunun etkisini arttıran unsur, beraberinde getirdiği psikoloji. Bu mağlubiyete kadar Fenerbahçe'deki hava gayet olumluydu. Üç kupayı hedefleyen camiada takım da yelkenleri şişirmiş ve tam motivasyon ile oynamaya ediyordu. Bu olumlu havanın en kolay gözlemlendiği maç deplasmandaki Lazio maçı oldu. Yenen gole ve arzulu rakibe karşın FB istifini hiç bozmadan soğukkanlı bir şekilde gerekli skora ulaştı. Özgüven üst düzeyde seyrediyordu kısaca. Şimdi, alınan mağlubiyet ve kısalan lig buna darbe vurmuş gibi görünüyor.
Hatırlanacağı gibi daha önceki haftalarda da fark 7'ye çıkmış fakat Galatasaray bunu psikolojik avantaja çevirememişti. FB'nin Beşiktaş mağlubiyetinin hemen sonrasındaki hafta TT Arena'da yine Gençlerbirliği'ne yenilmek FB üzerinde bu baskının oluşmasını engelledi. Hatta puanların kaybedilebilir olduğunu vurgulayarak daha fazla ümit verdi de denebilir. Bu bakımdan bu haftaki Gaziantep maçı çok önem taşıyor. Alınacak galibiyet ligin fişini çekebilir.
İlave Olarak Aykut Kocaman'ın Açıklaması
Konuşmasının içinde son haftaya kadar kovalayacaklarını söylemiş olsa da, "Az maç kaldı, fark da yedi puan; bundan sonrası zor" gibi bir söylem bu boyutta camialarda pek uygun karşılanmaz. Alttan alttan hissedilebilecek "bu iş olmayacak galiba" duygusu bu şekilde ortaya konursa (hele en yetkili kişilerden biri tarafından), takımda bir daha istenen havayı yakalamak zor olur. FB için durum hakikaten zor da olsa bunu söyleyecek kişi teknik direktör olamaz. Aykut Kocaman bu tip durumlarda pek becerikli davranamıyor. Haliyle Galatasaray için bir avantaj bu.
(Saha içi - dışı bölümüne bakmıyoruz diyelim)
Bir Sonraki Maçlar
Galatasaray Antep deplasmanına gidiyor. bu sene hiçbir deplasman kolay geçmezken zaten kadrosu da iyi olan Gaziantep ile oynamak kolay değil. Bu hafta Gençlerbirliği herkese maçların çantada keklik olmadığını gösterdi. Lehte olan durum ise son maçta Antep'in İ.B.B.'yi yenmiş ve bir miktar rahatlamış olması. Ayrıca bu sonuç Belediye'yi düşme hattına itip FB için daha kritik bir rakip haline getirdi.
Her ne kadar kolay olamasa da ritmini bulmuş ve konsantre bir Galatasaray yıldızları yardımıyla galibiyete yakın taraf. Yukarıda belirttiğim gibi bu maç ligi kağıt üzerinde olmasa da kafalarda net olarak bitirebilir.
Fenerbahçe ise lig öncesi kritik başka bir sınav verecek. Benfica maçı hem tarihsel açıdan hem de demin değinilen psikoloji açısından çok önemli. İlk maçın güzel skorla bitmesi FB'ye hem rövanşta kendine güven verir hem de ligde ayakta tutar. Aksine bir skor psikolojiyi tümden bozabilir.
Fenerbahçe bu sezon ilk Marsilya maçı hariç formda ve üst düzey bir takıma karşı hiç sınav vermedi. Benfica oynayacakları en zor rakip. Avrupa'daki kupa maçlarında hakim genel oyun mentalitesi hep FB lehine oldu. Yani herkesin kontrollü oynadığı, kimsenin çok hayati olmadıkça yüksek tempo yapmadığı maçlar FB'nin oyun tarzına "cuk oturdu". Benfica esasen buna ters bir rakip. Fakat ilk maçın İstanbul'da olması burada biraz avantaj yaratıyor. Deplasmana gelmişken öyle çıkıp tempo basacaklarını zannetmiyorum. Yoksa kendi oyunlarını dikte etmeye kalksalar bunu başarabilecek bir rakip. Eğer kontrol Benfica'ya geçerse ilk maç hüsran ile sonuçlanabilir. Ezeli rakibimizin bu turu geçmesinin yolu tempoyu kendi belirlemesi.



.jpg)
